Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Pakistan Bağımsızlık Günü’nde Türkiye-Pakistan dostluğunun köklerini hatırlattı
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte, Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği’nde düzenlenen Pakistan Bağımsızlık Günü kutlamalarına katıldı. Törende yaptığı konuşmada, Türkiye ile Pakistan arasındaki derin dostluk ve işbirliğinin tarihi kökenlerine değindi.
Türkiye ve Pakistan Arasındaki Tarihi Bağlar
Cevdet Yılmaz, konuşmasında iki ülke arasındaki dostluğun, Pakistan’ın 1947’deki bağımsızlığından çok önceye dayandığını vurguladı. Yılmaz, Türk İstiklal Harbi sırasında Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesine Pakistan’dan gelen samimi destek ve fedakarlığın, Türk milletinin hafızasında özel bir yere sahip olduğunu belirtti. Bu ilişkilerin, ortak tarih ve değerlerden beslendiğini ifade etti.
Karşılıklı Saygı ve Dayanışma Vurgusu
Yılmaz, Türkiye’nin, Pakistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlattı ve iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, güven ve dayanışma temelinde geliştiğini dile getirdi. Özellikle doğal afetler ve terörle mücadele gibi zorluklar karşısında gösterilen dayanışmaya dikkat çekti.
Stratejik Ortaklık ve Yeni Dinamizmler
Türkiye ve Pakistan arasında kurumsallaşan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği mekanizmasının önemine değinen Yılmaz, bu yapının son yıllarda ilişkilere yeni bir dinamizm kazandırdığını söyledi. İmzalanan anlaşmalar ve gerçekleştirilen projelerin, siyasi iradenin somut çıktıları olduğunu belirtti.
Genişleyen İşbirliği Alanları
Yılmaz, iki ülke arasındaki işbirliğinin savunma sanayii, güvenlik, ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma, eğitim, teknoloji ve bağlantısallık gibi geniş bir alanda gelişmeye devam ettiğini ifade etti. Bu işbirliğinin, halkların refahına doğrudan katkı sağlamayı amaçladığını belirtti.
Bölgesel Boyut ve Ortak Güvenlik Anlayışı
Cevdet Yılmaz, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma Anlaşması ve Mekke Savunma Anlaşması’nın, bölgesel barış ve istikrara katkı sunmayı amaçladığını söyledi. Üç ülke arasındaki bu anlaşmaların, yalnızca savunma işbirliğinin değil, aynı zamanda ortak güvenlik anlayışının ve dayanışma iradesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Gelecek Hedefleri
Yılmaz, mevcut potansiyelin daha etkin kullanılmasının ve ekonomik ilişkilerin halkların refahına daha fazla katkı sağlayacak seviyelere taşınmasının hedeflendiğini dile getirdi. “Bu kadar iyi siyasi ilişkiler, daha fazla ekonomik ilişki üretmeli,” şeklinde konuşan Yılmaz, bu hedeflerin gerçekleşmesi için ortak çaba gösterileceğini belirtti.
Kaynak: www.milliyet.com.tr