Yüksek tansiyon nedir? Belirtileri, nedenleri ve riskleri
Yüksek tansiyon, kanın damar duvarına uyguladığı basıncın sürekli olarak olması gerekenden yüksek seyretmesidir. Tıp dilindeki adı hipertansiyondur. Yetişkinlerin yaklaşık üçte birinde görülür ve çoğu zaman hiçbir belirti vermez; kişi yıllarca farkında olmadan yüksek tansiyonla yaşayabilir. Tedavi edilmediğinde kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliğinin başlıca nedenlerinden biridir.
Tansiyon nedir, nasıl ölçülür?
Kalp her atışında kanı damarlara pompalar. Tansiyon ölçümünde iki değer elde edilir. Büyük tansiyon, yani sistolik basınç, kalbin kasıldığı andaki basınçtır. Küçük tansiyon, yani diyastolik basınç, kalbin iki atış arasında gevşediği andaki basınçtır. Sonuç “120’ye 80” gibi iki sayıyla ifade edilir; halk arasında “12’ye 8” denir. Ölçü birimi milimetre cıvadır.
Kaçtan sonrası yüksek sayılır?
Sağlık kuruluşunda yapılan ölçümlerde tansiyonun 140’a 90 ve üzerinde olması yüksek tansiyon olarak kabul edilir. Evde yapılan ölçümlerde sınır biraz daha düşüktür: 135’e 85 ve üzeri. Tanı tek bir ölçümle konmaz; farklı günlerde yapılan ölçümlerde değerlerin yüksek çıkması gerekir. Yüksek tansiyon, kalp krizi riskini artıran başlıca etkenlerden biri olduğu için bu sınırların bilinmesi önemlidir.
Yüksek tansiyon belirtileri nelerdir?
En önemli bilgi şu: Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermez. Bu yüzden “sessiz katil” olarak anılır. Kendini iyi hissetmek, tansiyonun normal olduğunu göstermez.
Tansiyon çok yükseldiğinde bazı kişilerde şu şikâyetler görülebilir:
- Özellikle ense kökünde hissedilen baş ağrısı
- Baş dönmesi
- Bulanık görme
- Kulak çınlaması
- Burun kanaması
- Çarpıntı ve göğüste sıkışma
Bu belirtiler başka pek çok nedenle de ortaya çıkabilir. Tansiyonunuzun yüksek olup olmadığını öğrenmenin tek yolu ölçtürmektir.
Yüksek tansiyon neden olur?
Hastaların büyük çoğunluğunda tek bir neden bulunamaz; buna birincil hipertansiyon denir. Yıllar içinde, birkaç etkenin bir araya gelmesiyle gelişir:
- Yaş: Damarlar yaşla birlikte esnekliğini kaybeder.
- Aile öyküsü: Anne babasında tansiyon olanlarda risk daha yüksektir.
- Fazla tuz: Türkiye’de tuz tüketimi önerilenin belirgin biçimde üzerindedir.
- Fazla kilo: Özellikle bel çevresindeki yağlanma.
- Hareketsizlik.
- Sigara ve alkol.
- Uzun süreli stres ve yetersiz uyku.
Hastaların küçük bir bölümünde ise tansiyon başka bir hastalığa bağlıdır: Böbrek hastalıkları, böbrek üstü bezi ve tiroid sorunları, uyku apnesi. Bazı ilaçlar da tansiyonu yükseltebilir: Ağrı kesicilerin bir bölümü, burun açıcı ilaçlar, doğum kontrol hapları, kortizon ve meyan kökü içeren ürünler.
Tedavi edilmezse ne olur?
Yüksek basınç, yıllar içinde damarları ve damarların beslediği organları yıpratır:
- Kalp: Kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu.
- Beyin: İnme ve bunama.
- Böbrek: Böbrek yetmezliği.
- Göz: Görme kaybı.
- Damarlar: Bacak damarlarında tıkanıklık, ana atardamarda genişleme.
Bu sonuçların büyük bölümü, tansiyonun kontrol altına alınmasıyla önlenebilir.
Tanı nasıl konur?
Hekim, farklı zamanlarda yapılan birkaç ölçüme bakar. Muayenehanede heyecanla yükselen “beyaz önlük tansiyonu”nu ayırt etmek için evde ölçüm ya da 24 saatlik tansiyon takibi isteyebilir. Tanı konduktan sonra kan ve idrar tahlilleri, kalp grafisi ve göz dibi muayenesiyle organların etkilenip etkilenmediğine bakılır.
Tedavisi var mı?
Yüksek tansiyon çoğunlukla tümüyle ortadan kalkan bir hastalık değildir, ama çok iyi kontrol edilebilir. Tedavinin iki ayağı vardır: Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç. Tuzu azaltmak, kilo vermek ve düzenli hareket etmek her hasta için gereklidir. Hekim gerekli görürse ilaç başlar; ilaçlar düzenli ve çoğunlukla ömür boyu kullanılır.
Kimler tansiyonunu ölçtürmeli?
Her yetişkinin, şikâyeti olmasa da yılda en az bir kez tansiyonunu ölçtürmesi önerilir. Kırk yaşını geçenler, kilolu olanlar, şeker hastaları, hamileler ve ailesinde tansiyon ya da erken kalp hastalığı bulunanlar daha sık ölçtürmelidir. Aile sağlığı merkezlerinde ve eczanelerde ölçüm yaptırılabilir.
Yüksek tansiyon hakkında doğru bilinen yanlışlar
Yüksek tansiyon nedir sorusunun yanıtı kadar, bu konuda dolaşan yanlış bilgileri ayıklamak da önemlidir. En yaygın yanılgı, tansiyonu yüksek olan kişinin bunu mutlaka hissedeceği düşüncesidir. Oysa çoğu insan yıllarca hiçbir şey hissetmez. “Başım ağrımıyor, tansiyonum normaldir” demek güvenilir bir ölçü değildir.
İkinci yanılgı, değerler düzelince ilacın bırakılabileceğidir. Tansiyon ilacı kullanan birinde ölçümlerin normale dönmesi çoğu zaman ilacın işe yaradığını gösterir. İlacı kendi kendine kesmek ya da dozunu değiştirmek, değerlerin yeniden yükselmesine yol açabilir. Bu karar yalnızca hekimle birlikte verilir.
Üçüncüsü de limon, sarımsak gibi yiyeceklerin tansiyonu tek başına düzelteceği inancıdır. Dengeli beslenme tedavinin bir parçasıdır ama hiçbir besin, hekimin önerdiği tedavinin yerini tutmaz.
Acil durum ne zaman?
Tansiyon 180’e 120’nin üzerindeyse ve beraberinde göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, konuşma güçlüğü ya da kol ve bacakta güçsüzlük varsa 112’yi arayın.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için bir hekime başvurun. Acil durumlarda 112’yi arayın.