DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Karal, Epstein skandalını değerlendirirken, bunun sadece bireysel bir suç olayı olarak görülemeyeceğini vurguladı. Karal, yaşananların modernite, etik ve insan hakları söylemleri ile kurulan küresel düzenin samimiyetini sorgulattığını kaydetti.

Kendini “gelişmiş” ve “özgür” olarak tanımlayan yapıların, tarihimizin en karanlık suç ağlarına ev sahipliği yapabildiğini belirten Karal, “Parıltılı özgürlük ve insan hakları söylemleri, aslında Orta Çağ karanlığına açılan seçici paravanlardır” dedi.

Çocuk İstismarı ve İnsan Onurunun Pazarlığı

Çocuk istismarının ve insan onurunun pazarlık konusu yapıldığı bir düzene artık duyarsız kalınamayacağını vurgulayan Karal, bunun açık bir vicdan ve ahlak iflası olduğuna dikkat çekti. “İçi boşaltılmış kavramlar, bu ahlaki çöküşü gizleyememiştir” ifadesini kullandı.

Epstein Dosyasının İfşası: Güç ve Nüfuzun Denetimsizliği

Epstein dosyasının, güç, para ve nüfuzun kontrolsüz kaldığında sistematik bir çürüme yarattığını gösterdiğini belirten Karal, şunları söyledi:
“Vicdan ve ahlakın yok olduğu yerde, özgürlük ve insan hakları söylemleri sadece göstermelik figürler haline gelir. İnsan onurunun ayaklar altına alındığı, çocukların acımasızca istismar edildiği bir düzende ne ahlaki meşruiyet ne de medeniyet iddiası inandırıcılığını koruyabilir.”